Kemal Sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kemal Sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2024 Cumartesi

Kemal Sayar - Merhamet

 

Kemal Sayar’ın “Merhamet” Adlı Eserinden Alıntılar

-Sadece hakikati konuşmak değil, onu duymak da cesaret ister. Cesaretin varsa sus ve dinle. (Sayfa 11)

-Yalnızlığın acısı tıpkı susuzluk gibi. (Sayfa:12)

-Hayatta hiçbir karşılaşma tesadüf değil. Yüz yüze geldiğimiz her insan bize bir şey öğretebilir, bizi mutluluğa veya mutsuzluğa gark edebilir. (Sayfa:14)

-Demek ki, maddi olan manevi olanı satın alamıyor. Demek ki, hayatın özünü maddi olanla değiş tokuş edilemeyen değerler oluşturuyor. (Sayfa:21)

-Kadere karşı konulamıyor. Kader tecelli edecek olduğunda, gören gözler görmez oluyor. İnsanın hayatın akışını kontrol edebileceğini sanması, büyük bir safdillik.

Hayat uzun bir yolculukta bir ağacın altında verilen kısa bir mola gibi. Kervan yürüyor. İnsan acıyla olgunlaşıyor. (Sayfa:24)

-Kalıcılık yurduna inananlar için ölüm bir vuslattır, düğün gecesidir, can kuşunun kafesinden kurtularak özgürlüğe kanat çırpmasıdır. (Sayfa:24)

-O'na aitiz. Hayatı veren, onu alacağı saati belirliyor. Ama yüreğin türlü halleri var. Kuyularda feryat eden bir Yusuf var. Ve o feryadı bir duyan var. (Sayfa:26)

-Sesimi uzaklara yazıyorum. Yas ülkesinin bu en soğuk kışında, bir tipinin ortasında kaybolmuş gibiyim. Bir yol, bir yön belirlemem gerek, ancak bu yolculukta bana kılavuzluk edecek bir haritam yok. (Sayfa:27)

-Hüzün bize dünyanın geçiciliğini, hayatın kırılganlığını öğretir. Güzel bir an, bir daha geri gelmeyebileceği için, dolu dolu yaşanması gereken bir zaman parçasıdır. Evet insan kelebekten daha uzun ömürlü ama etrafındaki her şey anbean zeval buluyor, kaybolup gidiyor. (Sayfa:36)

-Güzellik unutulmaz. (Sayfa:42)

(Kaynak: Kemal Sayar, Merhamet, Kapı Yayınları)

13 Mayıs 2024 Pazartesi

Maddeci Zihniyet ve Değerler

 

“Günümüzün önemli sorularından birisi şu: Onca maddi ilerlemeye rağmen, insanlar neden önceki nesillere göre daha mutsuz?

Özgürlük var ama bağlılık yok. Haklar var ama diğerkâmlık yok. Refah var ama amaç yok.

Bolluk çağında ruh açlıktan kıvranıyor. Maddeci yönelim insanı ıssızlaştırıyor. Ruh çoraklaşıyor. Maddeci değerler derinlerimizde saklı duran emniyetsizlik hissini uyandırıyor ve bizi ancak çok sahip olmakla mutlu olabileceğimiz yanılsamasına götürüyor. Bunun için de zaman satıp para almamız gerek. O kadar çalışıyoruz ki sevdiklerimize ayıracak zamanımız kalmıyor. Anne, babalık ve arkadaşlık gibi paraya tahvil edilemeyen her şey değer kaybediyor. Koşuşturma ve zaman yokluğu içinde kişisel özgürlüğümüz sınırlanıyor. Servet, ün ve imaj uğruna halislik, sahicilik ve özerklik feda ediliyor.

(...) Maddeci zihniyete göre, başka insanları düşünmek, onlara şefkat göstermek size başarı ve kazanç olarak geri dönmediği için insanlara zaman ayırmanız gerekmiyor. İnsanları da şeyleştiren, onları kullanılıp atılabilir eşya derekesine indiren bu anlayış, günümüzde yakın ilişkilerin ve sadakatin altını oyuyor.

(...)

Maddecilik kültürü tamahkârlığı kamçılıyor. Bireyler “kazanan hepsini alır” ekonomileri içinde büyüyor. Amaç sofradan kapabildiğini kapmak. Herkes kendi hırsı ölçüsünde pay talep ediyor. Böyle bir ekonomik manzarada bencillik ve maddecilik, ahlâkî sapmalar olarak değil, hayatın amacı olarak görülüyor. Kendi iyilik hissimizi ve başarımızı içe doğru bakarak, ruhumuzu ve bütünlük duygumuzu tartarak değil, dışa bakarak, neye sahip olduğumuzu ve daha neyi alabileceğimizi tartarak ölçüyoruz. Bu öyle bir dünya görüşü ki başkalarının başarısı; sahip oldukları bilgelik, nezaket veya topluma yaptıkları katkı ile değil, “doğru” elbise, ev veya arabalara sahip olmalarıyla değerlendiriliyor.

(...) İnsan, içinde yaşadığımız çağda en çok yakınlık ve samimiyet arıyor. Güvenebileceği, sırtını yaslayabileceği dostlar arıyor. İşyerlerini bile çalışma arkadaşlarımızı seviyorsak seviyoruz. Günümüz çalışma koşullarında rekabetçilik arkadaşlık ilişkilerini de zehirliyor. Güvensizlik ve rekabetçilik, iş ortamında samimiyetin altını oyuyor. Yakınlığı kaybettiğimizde soğuk, benmerkezci, düşman kişilikler oluveriyoruz.”

17 Kasım 2023 Cuma

Kemal Sayar - Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez

 

Kemal Sayar'ın "Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez" Adlı Eserinden Alıntılar 


-Dünya macerasında hepimiz yaralı varlıklarız.


-Kelimeler ruha dokunur, kelimeler ruhu kanatlandırır.


-İyiler dünyanın gizli soylularıdır.


-Ancak ruhunu kaybetmemişler hayal edebilir.


-İyilikten bu kadar uzak kalmak hepimizi hasta ediyor. İnsanın insanın kurdu olduğuna duyduğumuz inanç, dünyayı güvenilmez bir yer kılıyor.


-Ancak iyilikle ruh sonsuzluğa kulaç atar. Ancak iyilikle ruhun ıstırabı diner.


-Zaman gebedir. Şer gibi görünenin içinden bir hayır doğabilir. O an için bize dert veren şeyin yarın bize kuvvet vermiş olduğunu fark edebiliriz.


-Sabır, beklemeyi bilmektir. Bütün kadim öğretiler, olgunlaşmanın sabretmeyi öğrenmekle gerçekleşebileceğinde hemfikirdir.


-Nezaket, sabrın evladıdır. Sabreden öğrenir.


-Herkesin konuşacak tonlarca şeyi olduğu bir dünyada, en çok işitebilen kulaklara ihtiyaç var. Hissedebilen kalplere de.


(Kaynak: Kemal Sayar, Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez, Timaş Yayınları) 





Yaşar Kemal - Yılanı Öldürseler

Yaşar Kemal'in kendine özgü üslubuyla kaleme aldığı "Yılanı Öldürseler" romanında Esme ve Halil'in çocuğu olan Hasan roman...